Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: EPM 101: Fisherspooner'la Elektro Pop'a Giriş
Dance4trance | Legal Electronic Music Portal of Turkey > Dance4trance Elektronik Müzik Kültürü > Müzik > Makaleler
Swetans
Dünyanın neresinde üniversitelerde elektro pop'a giriş dersi okutuluyor bilinmez, ama bu dersi almadan dinlemeye bulaşan her şanslı kişi eninde sonunda EPM 101'in aslında ne kadar gerekli olduğunu anlar. Olmadı bunun yerine ya Fashion TV'de bir track dinleyip peşine düşmeniz, yada aziz bir arkadaşınızın doğru zamanlamayla parçayı dinletmesi, o da olmazsa bu yazıyı okumuş olmanız gerek.

Elektro pop'un onca yıl underground kalması aslında hiç beklenmedik bir durum, çünkü üreticilerin bu yönde kaygıları neredeyse hiç yok, hatta aksine içlerinden bazı gruplar underground kavramına oldukça karşılar ve müziğin, daha doğrusu ürettikleri "eğlence"nin, büyük kitlelere hitap ettiğini, sanatın ve müziğin kitleler için yapılması gerektiği görüşündeler. Diğer taraftan elektro pop müziğinin vokaller ve kullanılan sesler açısından büyük ölçüde 80'lerden etkilenmesi (New Order, Erasure, Soft Cell, Depeche Mode ve daha niceleri) kolay üretilebilir ve tüketilebilir (tabii ki her zaman olmamak kaydıyla) olarak tanımlanabilmesi de bunu destekler nitelikte. Ayrıca bugün yapılan örnekleri ile bu türün başlangıcı kabul edilebilecek grupların (ünlü Alman elektronik grubu Kraftwerk gibi) ürettikleri arasında hem kullandıkları ekipmanlar hem de ortaya çıkan müzik itibariyle çok büyük bir fark olmadığı hemen dikkati çektiği halde insanların, daha doğrusu dağıtımcıların zaten aşina oldukları seslere pek de ilgi göstermemeleri şaşırtıcı bir nokta.

Sebebi tam açık olmayan bu duruma karşın, elbette dünyada özellikle de Avrupa'da bu türün sıkı dinleyicisi olan ve hallerinden çok memnun kitleler mevcut, hatta bu kitleler internetin sağladığı imkanları iyi değerlendirerek "eğlence"lerini hem üzerinde tartıştıkları, hem de diğer insanlara ulaştırdıkları online-forum vb sitelerle sürdürmekteler; electro alliance bunlardan şiddetle tavsiye edilen bir tanesi! Bunların sonucunda son yıllarda yerel klüpler başta olmak üzere bir çok ünlü klüp programlarında canlı performanslara sıkça rastlanabiliyor. İlk bakışta "müzik yaparken bilgisayar ile bir kaç parça ses modülünden başka bir gereksinimi olmayan ve sayıları genelde ikiyi geçmeyen insanların, sahnede kitleye hitaben ortaya koyacakları ne kadar ilginç olabilir ki?" sorusu akla gelse de, işin nerelere varabileceğini gördükten sonra insan ister istemez fikrini değiştiriyor.

Bu noktada son zamanlarda isimleri yavaş yavaş duyulmaya başlanan New York'lu freakshow küratörleri Fischerspooner'dan bahsetmek konuyu pekiştirmek açısından yerinde olur; Fischerspooner başlangıçta sahnede müzikle performans sergileyen bir kollektivitenin beyin takımı iki kişiden oluşuyor. Beraber çalışmaya karar verdikleri 1998'e kadar Casey Spooner deneysel tiyatro ve performans sanatları alanında faaliyet gösterirken, Warren Fischer müzik arenasında şansını denemiş, tanıştıktan kısa süre sonra da Fischerspooner'ı kurmuşlar. Esas olarak müzik yapmak için yola çıkmadıklarından, ilk zamanlar sanat performansları yaratmaya konsantre olup, müzik üretimini ikinci planda bırakmışlar. Hatta ilk albümlerini çıkardıktan sonra bile her fırsatta müzik grubu değil, bir sanat kollektivitesi olduklarını ısrarla dile getirmekteler. Bu konudaki ironik açıklamalarına karşın (80'lerden ve müzikten nefret ettikleri yönüde de beyanatları mevcut), ağustos 2001'de 10 şarkıdan oluşan ilk albümleri "#1"ı çıkardılar. Şimdilerde ne yaptıklarını tanımlamaya çalışmaktan vazgeçtiler, müzikli performans yerine "performanslı müzik" üreterek amerika ve avrupa klüplerini hastalıklı şovlarıyla kasıp kavuruyorlar.

Grubun, baştan aşağıya boyanmış vücutlar, yanmış arabalar, Robert Smith saçlı dansçılar ile beraber bol miktar kırmızı ve siyah lateks, sahte kan ve yapay rüzgar efekti içeren gösterileri görsel olarak sürekli sansürle karşı karşıya kalan Nine Inch Nails, Marilyn Manson kliplerini aratmazken, ortaya çıkardıkları müzik punk, pop, indie ve electro arasında zorlukla sınıflandırılabilir nitelikte; karşı yönde yaptıkları açıklamalara karşın 80'lerin tartışılmaz bir etkisi de buna eklenince, rahatlıkla elektro pop olarak tanımlanabilir.

Elektro Pop'taki hareketlenme Fischerspooner'la sınırlı değil. Daha az adı duyulmuş birçoklarını Fischerspooner'ın plak şirketi alman international deejay gigolos www.gigolo-records.de bünyesinde barındırmakta: Drexciya, Miss Kittin & the Hacker, Warp ve Rephlex Records'la da çalışan DMX Krew, Dopplereffekt bu şirketten çıkan çok başarılı gruplar. Bunların dışında hollandalı ikili Legowelt, Anthony Rother'in projesi Little Computer People, Hong Kong Counterfeit, Ersatz Audio Recordings'ten Adult. her biri ayrı ayrı ele alınmayı hak eden son derece kişilikli müzik kaynakları. Son olarak www.minimal-elektronik.de tüm bunların bir arada bulunabileceği bir link.

Fisherspooner'dan 'The 15th' yi dinleyin

kaynak: Basatap
Loneliness
oldukça başarılı bir kaynak ve güzel bir döküman olmuş...
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.