Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: Elektronikanın 20 Albümlük Geçmişi
Dance4trance | Legal Electronic Music Portal of Turkey > Dance4trance Elektronik Müzik Kültürü > Single ve Album Değerlendirmeleri > Albüm Değerlendirmeleri
Swetans
Spin dergisi yazarlarından Neil Strauss'un yirminci yüzyılın ikinci yarısını baz alarak yaptığı bu seçkinin üzerinden yedi yıl geçmiş olmasına rağmen, halen güncelliğini koruyor.


Clara Rockmore: The Art of the Theremin (1975)
Günümüzde kullanılan elektronik aletlerin babaları olarak isimlendirebileceğimiz şeylerin ciddi anlamda ilk defa bir araya geldiği albüm . Zamanını çok ilerisinde yaşayan deneysel sanatçının hayranlık uyandıran cesareti, günümüze ve yarınımıza ışık tutuyor. Bir uçan daire vızıldaması, mekanıon her yerinde dolanan bir ses örgüsü ve her sesin birleştiği noktada gerçek bir ses virtüözü: Clara Rockmore.



Karlheinz Stockhausen: Gesang der Junglinge 1)Kontakte (1963)
1950'lerde kendilerini uçsuz bucaksız bir çöl macerasının içine gözü kapalı atan Avrupa'lı besteciler, elektronik müzik için avangard bir tavırda teyp tonlarını parçaladılar, deforme ettiler ve rastlantısal deneylerle oynadılar. "Gesang der Junglinge"de bir çocuk sesi, makine sesi çeşitlemeleri, uzay boşluğunda birleşiyor ve kendi müzikal dilini yaratıyor, bir sonraki kuşağa havale ediyor.


Perrey-Kingsley: The in Sound from Way Out (1966)
Moog ve synthesizer'ın doğmasıyla beraber 1964 yılının elektronik müziği, daha pop bir kabuğa büründü ve Jean-Jacques Perrey ve Gershon Kingsley bunun kahinleriydiler. 'Jungled Blues From Jupiter'le daha dinamik, hızlı, baloncuklu sesleri yuvarlarken ve Kraftwerk'in 'Computer Love'ının da temposunu artırdılar. Severek dinlediğimiz elektronika ekibi Plaid'in geleceğini müjdelediler.

Terry Riley: Rainbow in Curved Air (1969)
Bu albümle ciddi-ağır ve rahat dinlenen pop müzik arasında bir noktada kendine yer edinen öncü kompozör ve piyanist Terry Riley, dönüşümlü elektronik kompozisyonları ve klasik minimalist tavrıyla new age ve ambient müziğin iyi veya kötü hazırlayıcılarından biri oldu. John Cale gibi kategori dışı isimlere de hizmet veren Riley, daha sonradan ünlenen bu albümün adını rock grubu Curved Air'e bağışladı.

Donna Summer: Love to Love You Baby (1975)
70'lerin disko müziğinin modern dans müziğine olan etkisi inkar edilemez bir gerçek; Hot Butter'ın "Popcorn"u bir tekno tadında ve Giorgio Moroder'ın synth-telli çalgı tonları çalışmalarıyla beraber Donna Summer, pop soundunu bir dans groove'a çevirdi; özellikle de 17 dakikalık bu orgazmda. Hangi kuşaktan olursanız olun, bu baştan çıkarıcı parça aynı derecede kalp atışlarınızı hızlandıracak.

Kraftwerk: Trans-Europe Express (1977)
Tekno, house, rap, disko ve daha bir çoğunun müzikal ve felsefik temel taşı Alman elektronik dörtlüsü Kraftwerk, canlı ve canlı olmayan ses dünyalarını makine ritimleriyle bir araya getirdi ve insanın kanını kaynatan tutkulu elektro fütürist ses harikaları ortaya çıktı. Pek çok müzik yazarı ve izleyicisi için bu albüm bir kilometre taşı; her şey onunla başladı, hatta belki de hala onunla devam ediyor.

Brian Eno: Music for Films (1978)
Ambient ve elektronik müziğin, gerek kendisi olsun gerekse de türevleri onun adıyla özdeş. Herkesten evvel takip edilecek rotayı işaret eden bu mucizevi bilim adamı, halen önder. Enstrümantal, ambient müzikte ilk ve en başarılı Eno keşiflerinden biri olan "Music for Films" elektronik ve akustik enstrümanların kaynaşması, boşluğun melodisi ve hareketi çeşitli ses değerleriyle bir arada.

Cabaret Voltaire: Red Mecca (1981)
Elektronik müzik aleminin en uzun ömürlü gruplarından Cabaret Voltaire, her dem taze; kendini yenilemeyi iyi biliyor. Kendi dalında bir numara Stockhausen ve Kraftwerk'in birbirine zıt düştüğü endüstriyel müzikte Cabaret Voltaire, Throbbing Gristle ve Ministry gibi çağdaşlarıyla beraber elektronik müziğe karanlığı sunarken "Red Mecca"yla da gürültülü ve funk yeni bir tür yaklaşıma girdi.

Afrika Bambaataa and Soul Sonic Force: Planet Rock (1986)
Afrika Bambaataa'nın 80'li yılların başında filizlenmiş benzerlerinden başka bir elektro-funk tarzı vardı. Bu albüm vocoder, drum machine, birkaç turntable, bir ses efekti kütüphanesi ve bir kaç Kraftwerk çıktısıyla beraber rap koleksiyonlarındaki vazgeçilmez yerini aldı. Sokak kültürünün ne kerte menem bir şey olduğunu öğreten bu müzisyenlerin katkısı sadece turntable'ı kazandırmakla sınırlı değil.

Various Artists : The New Dance Sound of Detroit Techno (1988)
Yavaş yavaş önem kazanmaya başlayan Detroit teknosu ve Chicago house, dans müziğini sample'lanmış sesler ve dakikalık ritimlerle dolu, canlı, ruh sahibi bir elektronik dünyasında farklı formlara soktu. İlk çıktıklarında günübirlik hevesler gibi algılandılar; kimse yüzlerine bakmadı, burnu büyük çevrelerce horlandılar. Bu parçaların bu zamanlara kadar gelmesi de çok hayret verici gerçekten.

Various Artists : Rave Generation 2 (1994)
İngiliz, beyaz orta ve ortanın üstündeki sınıfların stüdyosu, Orta-batılı siyah teknosu ve house müzisyenlerinin vızıltılarını aldılar; hepsini bir tencereye atarak kendi farklılıklarıyla biraraya getirdiler. Erken dönem 90'ların sert, hızlı rave klasiklerini bir yere toparladılar; 'Dominator'dan 'James Brown is Dead'e, Prodigy'den Utah Saints'e kadar. Aklınıza dans adına ne geliyorsa.

Moby: Moby (1992)
Daha o zamanlar sümüklü sıradan bir çocuktu; kim derdi ki, ilerde tekno müziğine yön verecek diye. Ne var ki, tekno müziğin tam da yeni bir yüze ihtiyacı varken, New York'lu DJ ve prodüktör Moby olarak çıka geldi; birçok kereler takma isimle çıkardığı single'larını kaydetti. İtici, katlanılmaz ritimlerle ve minimal iyi seçilmiş sample'larla beraber bu ilk albümünü yarattı.

Aphex Twin: Selected Ambient Works 85-92 (1993)
Ve tekno bir ikonoklast aradı; evde yapılmış synthesizer kayıtlarından kırılan soda şişelerinden, gençliğinden beri kaydettiği herşeyi parçalayıp, müzik haline getiren Richard James oldu bu. "Tekno dans müziği kadar akıcı dinlenilebilir" fikrini kafalarda soru işaretleri uyandırarak ısrarla kabul ettirdi. Sizin müzik olabileceğine ihtimal dahi veremeyeceğiniz garip soundun müzik olabileceğini ispatladı.

Seefeel: Quique (1993)
Daha çok post-rock mahalesinin delikanlıları olarak ün yapan Seefeel, ara sıra başka sulara yelken açıyor, ama işini de iyi yapıyor. Müzikal bir döngü içinde Seefeel elektronik müzik yaratımı için bir rock grubu enstrümantasyonu kullanıyor ve elektronikayı enstrümandan öte bir tavırla ilgili yaklaşım olduğunu akıllara kazıyor. Her iki lezzeti de ustaca bir denge içinde birarada sunuyor.

Future Sound of London : Lifeforms (1994)
Sesler ve enstrümanlarla beraber, dünyevi organik sesler ve elektroniklerle beraber "Lifeforms", mühendislik öğrencisi Londralı ikili elektronik müziği, titiz ve zekice planlanmış tekno kompoziyonlarla tanıştırıyor. Teknolojinin nimetlerinden yararlanma konusundaki önderliği elden bırakmadan, Robert Fripp'e duydukları derin saygıyı ihmal etmeden gerçek birer bilim adamı gibi çalışıyorlar.

Various Artists : Headz (1994)
Bu toplamayla beraber İngiliz Mo' Wax şirketi, elektronik dans müziğini bireysel, hissi ve dışa vurumcu müzisyenlerle beraber eski fikirlerle yenilikçi bir tavırla karşımıza çıkartıyor. Sokaktan gelen arsız ve cüretkar break-beat'çiler ilk defa kendilerini ispatlıyor, hassas kulaklarda itibar kazanıyor. Attica Blues, Autechre, DJ Shadow ve diğer caz, tekno, hip-hop ve türevi sentezcileri bir araya geliyor.

Various Artists: Drum & Bass selections 1 and 2 (1994)
O güne kadar Drum'n Bass parçaları bölük pörçük durumdaydı; birinin bu müziği konseptler halinde kategorize etmesi gerekiyordu. Bu ikili İngiliz toplaması en çılgın breakbeatler ve hip hop: jungle'a bir cevap niteliğindeki titreten basları biraraya getirdi. Daha başkalaşmış bir jungle görmek isterseniz de, Suburban Base ve Moving Shadow etiketli kronolojik single toplaması "History of Hardcore"a bir kulak verin.

Goldie: Timeless (1995)
İşte ne olduysa bu albümle oldu. Drum'n Bass'in bütün standartları ve vazgeçilmez temelleri burada atıldı. Ondan sonraki her şey onu referans kabul etti, kaçınılmaz olarak bir parçaları ona benzedi. Çağdaş dans müziğinin usta sentezcileri jungle ve ambient müziğini kaynaştırdı; elektronik enstrümanlar, teknoloji ve ruhun birbirinden kopmadan bir araya geldiği albümde yeniden hayat buluyor.

Mad Professor & Massive Attack: No Protection (1995)
Massive Attack kendini bu alemde muazzam albümlerle kanıtlamıştı. Onların üzerlerine bir şeyler yapmak kimin haddineydi. Mad Professor diye cesur biri çıktı; eski yaklaşımları remiks'leyip yükselten, dub uzmanı Mad Professor, Massive Attack'in "Protection" albümünü aldı ve ondan bambaşka birşey yarattı; daha güzel müzik parçacıkları, dans müziğin fikrine sadakatla beraber tamamlanmış bir albüm.

Coldcut : Journeys by DJ (1995)
Piyasanın altını üstüne getiren pop parçalarına farklı isimlerle imzasını atan bu DJ, elektroniğin en önemli sanat formlarını remiks'lemiş ve kolajını sunmuştu. Bu çalışmada Coldcut, bilim-kurgu parçacıklarından, Mantronix eletro-funk'a, Plastikman teknosuna, Photek Jungle'ına ve tabi kendi sample-ağır single'larına kendi elektronika geçmişini dinleyiciyle karşı karşıya bırakıyor.


Kaynak: Basatap ( Aylık elektronik müzik dergisi )
Loneliness
Süper bir döküman eline sağlık swetans...
Swetans
Rica ederim bunu bil hassa koydum ki Electronic müziğin sadece trance,techno,tribal vs vs bunlardan dönemediği görülsün.. Electronic müziğin çeşitleri çok önemlidir..
prometeus
Cok guzel bır paylaşım saol dostum.Elektronık muzık var oldugundan berı o kadar hayatımıza gırdıkı kımse farkında değil.Elektronık muzıgı illa trance,house,techno,chıll out vs gormemelıyız başka turlede hayatımıza cıkıyor en basıtınden Pop muzıkte kullanılıyor,Reklam muzıklerınde kullanılıyor ve suanda daha aklıma gelmeeyn pek çok yerde elektronık muzık alt yapısına sahıp muzık dınleyebılırsınız.Nedenı ıse cok basıt teknolıjı.Teknoloji hayatımıza o kadar cok gırdıkı,muzık sektoru buna kayıtsız kalamazdı ve kalmadı da.
Julio
Döküman güzel. ben basataptan biraz bahsedeyim. Zira elektronik müzik hakkında bilgilenmemi sağlayan bi metaryaldir. Murat Beşer editörlüğünde, nisan 2002 te yayına başlamıştı. önce nette sonra yazılı basında, fakat uzun soluklu olmadı 16. sayıdan sonra durdu yayınlar. ismi bas'a tapmaktan gelir. Sağlam bi dergiydi, çok faydalı makaleler olurdu. keşke devam etseler. sitelerinde yenileniyoruz yazıyor fakat sonuç ne olur bilinmez.
Swetans
Afrika Bambaataa and Soul Sonic Force: Planet Rock (1986)
Afrika Bambaataa'nın 80'li yılların başında filizlenmiş benzerlerinden başka bir elektro-funk tarzı vardı. Bu albüm vocoder, drum machine, birkaç turntable, bir ses efekti kütüphanesi ve bir kaç Kraftwerk çıktısıyla beraber rap koleksiyonlarındaki vazgeçilmez yerini aldı. Sokak kültürünün ne kerte menem bir şey olduğunu öğreten bu müzisyenlerin katkısı sadece turntable'ı kazandırmakla sınırlı değil.

Halen günümüzde Planet Rock ın çeşitli editionlarını dinlemekteyiz, özellikle electro funk ve breakbeat karışımını günümüze uyarladılar, Electro Boogie dediğimiz dans tarzında çok tutulmaktadır, Almanyada düzenlenen Battle Of The Year (Yılların kapışması) adlı her sene düzenlenen yarışmada çoğu kareografide yer almıştır.. Hatta Afrika Bambaataa breakdance ın öncüleri gibi bişidir.. Dans etmeyeni bile o gaza getirip bişiler yaptırtıyordu geçtiğimiz 23 aralıkta istanbul babylona gelmişti..
SHIVERS
Teşekkürler Ellerine Saglık
prometeus
Acıkcası cok guzel bir bilgi paylaşımı olmus..bu tarz bilgilerin forumda daha fazla yer verirsek.Forumu istediğimiz duzeye çıkarıcagımıza ınanıyorum.

Jean Micheal'ın albümü de bence bir kilometre taşlarından çunku benim bildiğim kadarıyla ilk elektronik albümü yapan insan.
kokoz
süper ellerine sağlık
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.