
Marcus Schulz, tüm dünyayı müziğiyle bir araya getirmeye çalışan profesyonel bir adam. Bu düşüncesi kısa bir zamanda gerçeğe dönüşebilir de… DJ MAG Top 100 listesinde 13. sıraya kadar ilerleyen Marcus, geçtiğimiz sezonu, kendi tarzı olan “karanlık, ters ve melodic trance” parçalarını, turnelerinde ulaşabildiği en çok kişiye çalarak geçirdi.
Marcus geçtiğimiz yılı neredeyse tüm dünyayı gezerek geçirdi. Avustralya’dan Rusya’ya, Çin’den Trinidad’a ve kendi memleketi olan Miami’nin birçok bölgesinde dinleyenleriyle buluştu. Marcus bu yaz boyunca resident Dj olarak, en gözde organizasyonlar arasında gösterilen Amnesia’da; Avustralya ve Yeni Zelanda’da düzenlenen “The Two Tribes Tour” da; Belçika’da gerçekleştirilen “Tomorrowland” de; Hollanda’daki “Mysterland” ve “Trance Energy” de; Almanya’da düzenlenen “Nature One” da; Ürdün’de düzenlenen “Distant Heat” de başarılı performanslar sergiledi ayrıca Kuala Lumpur, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Meksika, İsveç, Finlandya, Macaristan, Slovakya, İngiltere, Boston, Los Angeles, New York ve benzeri birçok şehir ve ülkede de bulundu.
Marcus’un haftalık radyo show u Global DJ Broadcast, bugün dünyada 30’un üzerinde kanaldan yayınlanıyor. “Ibıza Summer Sessions” adını verdiği özel çalışmaları, bu yaz başında ilk dinleyicilerini çılgına çevirmeye yetti. Dinleyicilerine İbıza’da yazı yaşıyormuş gibi hissettirebilmek için Marcus, her hafta en yeni müzikleri ile Balearic Adalarının en iyi DJ’leri ile çalıştı. Bu proje ile İbiza’yı, İbiza’ya çeşitli sebeplerden dolayı gelemeyen dinleyicilerinin ayaklarına kadar götürmeyi planlıyordu ve başarılı olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu sayede dünyanın çesitli yerlerinde yayın yapan radyo kanalları, dinleyicilerine Marcus’un haftalık radyo show’unu yayınlayacaklarını açıkladılar. Bu radyo yayınları sayesinde, Marcus, bircok kişiye ulaşmayı başardı ve yine birçok kişinin hayatına bu dalgalar sayesinde ulaşma fırsatı buldu.
Bu radyo showuyla hala herkese ulaşamadığını düşünüyor olmalı ki, bu yıl içinde “Amsterdam ‘08” isimli yepyeni bir albüm çıkardı. Bu album Miami’05 ve İbiza ’06 albümlerinin farklı bir ayağı oldu. Amsterdam onun için ruh ve ilham kaynağı, oradaki tüm yerlilere kuvvetli tutkularından dolayı teşekkürü bir borç bilir. “Yıllık derlemelerimi beğeneceklerini düşündüğüm şehirleri seçerim” diyor Marcus bir roportajında ve devam ediyor “Amsterdam’ı sadece sevdim, burada gerçek iletişimi bulabiliyorum, buradaki arkadaşlarım sanki ailemden birileriymiş gibi… Hollanda halkı beni, ilk olarak seven, parçalarımı ve beni kabullenen toplumdur, bu yüzden ’08 mixlememi onlar için yapmam da kaçınılmazdı”
Bundan sonra yavaşlamaya hiç niyeti olmayan Marcus, tüm dünya ile bir araya gelmek adına çalışmalarına tüm hızıyla devam etmelidir.
